cepniserhatozturk
  Trabzon Yeşilova Köyü Çepnileri - Çepnioğulları
 

Trabzon Yeşilova Köyü Çepnileri

Çepniler, Oğuzların Üçoklar kolundan Gökhan'ın soyundan gelmektedirler. Türkiye'nin ve Dünya'nın dört bir yanına yayılan Çepniler; Özellikle Anadolu'yu, Karadenizi Türkleştirmiş bir Oğuz boyudur. Daha öncesinde Danişmend'lilerin devamı olarak Batı, Orta ve Doğu Karadenize uzanan sahada iki beylik kurmuşlardır. Bunlar, Taceddinoğulları ve Hacıemiroğulları'dır. Konumuz olan Yeşilova Çepnileri ise bir zamanlar Hacıemiroğullarının sınırları içerisinde bulunan, Çepnilerin çok yoğunca bulunduğu Trabzon'un Şalpazarı ilçesinde yaşamaktaydılar. Şalpazarı 29 parça Türkmen köyünden oluşur. Elimizdeki birkaç delil sayılabilecek bağlantılar ve kaynaklar, onların Şalpazarı'nın Kabasakal köyünden göçmüş oldukları ihtimalini güçlendirir. Şalpazarı'ndan dışarıya en çok göç verilen Geyikli köyünden olabilecekleri de tahminlerim arasındadır. Bugünkü Trabzon'un Ortahisar'a Bağlı Yeşilova Karşıyaka Mahallesinde yaşayan Çepnilerin sülale adı göçten sonra kaybolmuştur. Maalesef kimlerden ve hangi aileden oldukları günümüze intikal etmemiştir. Ama göç eden kişiler ve isimleri, kim oldukları, mezarları dahil, hangi yıllarda göçtükleri vb. bilgiler elimizdedir.

Hangi sebeplerden ötürü Şalpazarı'ndan Yeşilova'ya geldiklerini tam olarak bilmesekte göç eden Çepni Hüseyin'in 5. kuşaktan torunu Raif Öztürk'ün söylediklerine göre "Bir yerden en müşkül, yoksul, zayıf durumda olan göçer. Bizde büyük ihtimal bu durumdaydık ve göçtük" dese de köydeki diğer yaşlı Çepnilerin bazıları "Aleviydik ve Sünnilerle çok çatıştık, birbirimizi kırdık, baskı gördük, bir olaya karıştık ve mecburen linçten kurtulmak için bu taraflara göçtük" derler. Yine Raif Öztürk'le yapmış olduğumuz röpörtajda buraya gelenlerin Çepni Hüseyin ve Çepni İbrahim adında iki kardeş olduğunu anlatır. Çepni Hüseyin'in mezarı Yeşilova Merkez'de bulunan mezarlıktadır. Çepni Hüseyin, 1803 yılında vefat etmiştir. Ortalama insan ömrünü 79 yıl olarak ele alırsak doğum tarihi kaba bir tabirle 1724'tür. Göç sırasında kaç yaşlarında oldukları da belli değildir ama insanın en etkin yıllarını 30 - 40 yaşları olarak ele alırsak 1760'lı yıllarda yani 18. yy'da bu göç olayının gerçekleştiği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu da demek oluyor ki en aşağı 260 yıldır Çepnioğulları bu topraklarda köklerini salmışlardır. Çepnioğulları demişken, Yeşilova'da ki yaşayan diğer ailelerin onları günümüzde böyle zikretmesinin sebebi yine Çepni Hüseyin'e dayanır. Buraya yerleştiklerinde köy ahalisi tabiri caizse Çepni Hüseyin aşağı Çepni Hüseyin yukarı derken onun çocukları ve daimi neslini artık böyle anarlar. Şalpazarı'nda hangi aileden olduklarını şuanda bilemesekte burada çoğalıp Çepnioğulları adını almışlardır. Soyadı kanununa kadar Çepni ya da Çepnioğlu lakabını isimlerinin başında taşımışlardır, bunu günümüzde de kullanmaktadırlar. Çepnioğulları Ailesine mensup olanların kullandıkları soyadları Öztürk, Günaydın, Aydın'dır. Yeşilova Çepnileri'nin sayısı çok artsa da, kalabalık olsalarda köyde yoğunluklu olarak yaşamamışlar ve dışarıya göç vermişlerdir. Bunlarla ilgili detaylı bilgiler metnimizin sonunda verilmektedir. Şuanda köyde topu topuna 15 hane vardır ya da yoktur. Her evde 4 kişi olduğunu hesaplarsak yine kaba bir tabirle 40 - 60 kişilerdir diyebiliriz. Ama bu rakamlar sadece köyde hala bulunanlar için geçerlidir, yoksa daha kalabalıklardır. Yine Çepnioğlu Ömer Öztürk'ün, Trabzon'un Pazarkapı Mahallesinde 'Çepnioğlu Erkek Kuaförü' adında bir dükkanı vardır. Burada 20 yıldan fazla çalıştıktan sonra dükkanını Sotka Mahallesine taşımıştır. (Şuanda dükkanının adı Ömer Erkek Kuaförüdür.) Çepnioğulları, Yeşilova'da yaşayan Ermeni ve Rum azınlığı köyden ıslah etmiş ve bir nevi iskan ile bu toprakları Türkleştirmiştir.

Çepni Hüseyin ve İbrahim'in çocuklarının ve torunlarının önemli bir kısmının mezarı Raif Öztürk'ün evinin yanında ki mezarlıktadır. Yeşilova'lı Çepniler tarihi süreç içerisinden bugünlere kadar tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlar ve geçimlerini sağlamışlardır. Arif Öztürk'ten (1876-1959) kalan bir kılıç, pala varsa da seksen darbesinde ki silah toplamalarda devlet bunuda almıştır. Bazı aileler dedelerinden, babalarından kalan şeyleri toprağa gömerek kurtarmışlardır. Ancak Çepni Arif Öztürk'ten kalan, askerde Hicaz'dan getirdiği üzerinde Osmanlıca yazı yazan bakır bir kaşık şuanda torunu Çepni Serhat Öztürk'te mevcuttur. Yine Serhat'ta atalarına ait kılıçlarını, çakılarını bileyledikleri taşlar, paralar, saat, Çepni tamgalı eldiven ve Çepni tamgalı balta gibi çeşitli miraslar da vardır. Akrabalarımızda elbette daha farklı şeylerde vardır, bunun için kapsamlı bir araştırma lazım gelir. Zamanında Allahuekber Dağlarında olan savaşa aileden Hüseyin diye birinin gidip geri dönmediği bilinir, büyük ihtimalle orada şehit olmuştur. Az önce bahsettiğimiz Arif Öztürk'ün kardeşi Raif, askerliğini tamamlamış olmasına rağmen kardeşinin yeni çocukları olduğu için kendisinin gitmesini üstelemiş tekrar askere gitmiştir. O sırada balkan harbine katılmıştır ve savaştan sonra köye dönüp olanları anlatan silah arkadaşının dediklerine göre muharebenin birinde karnına mızrak/kılıç yediği ve iç organlarının dışarı aktığıdır. Akşam olmuş, savaş biraz dinmişti. Her iki taraf tekrar saldırmadan önce hem dinlenmek ve hemde hazırlanmak için siperlere çekildiğinde silah arkadaşı Çepni Raifi savaş alanından alır ve siper hattının biraz gerilerinde çalılık bir alanın ardına bırakır. Ama bunu yaparken hem hava karanlıktır ışık yoktur, hemde o hengame de kim bilir tam olarak nereye bıraktığını da bilemez bu kişi. Tekrar siperlere döner ve yeniden vuruşmaya başlayacakları anı bekler. Gün açtıktan sonra arkadaşı Raifi bıraktığı yerde aramıştır lakin bulamamıştır. O adamın döndükten sonra sözleri bunlar olmuştur, doğruluğu belirsizdir. Anlattığına göre Çepni Raif'in iç organlarının dışarı çıktığını düşünürsek yaşama ihtimali son derece azdır. Özetle gittiği savaştan geri dönememiştir, orada şehit düşmüştür. Kardeşinin daha yeni çocukları olduğu için kendini feda eden böyle bir yiğidin adını da, Arif'in oğlu Sait evlendikten sonra küçük Erkek çocuğuna vermiştir. O Raif Öztürk'te, Serhat'ın dedesidir. Yani soyun devam etmesi belkide Raif dedemizin bu fedakarlığı ile olmuştur.

Yazarın şeceresi şöyledir; [(1)Çepni Hüseyin - (2)Çepni Liman - (3)Arif Öztürk - (4)Sait Öztürk - (5)Raif Öztürk - (6)Ömer Öztürk - (7)Serhat Öztürk]

Bunların haricinde yine aile içerisinde anlatılıp süregelen şöyle bir yaşanmış olay vardır; Bir gün Çepni Arif Öztürk atı üzerinde evinin yolunu tutmuş ilerlerken yolunu 2 haydut/eşkiya/çapulcu keser. Arif'ten para istemişler, neyin varsa yoksa üzerinde bize teslim et demişler. Çepni'de para kesesini çıkartıp atının önüne atmış, bu iki haydut parayı ilk önce alabilmek için doğruca kesenin üzerine atıldıkları an Çepni Arif palasını çıkartıp ikisini de oracıkta biçmiş.

Araştırmacı/Yazar

Trabzon Yeşilova Köyü Çepnilerinden, Çepnioğlu Serhat Öztürk. Bana ulaşmak isteyenler için https://www.instagram.com/cepniserhatozturk/

https://www.youtube.com/cepniserhatozturk/

Gmail hesabım: ozturktigin@gmail.com

 

ÇEPNİ ALİ NİN OĞULLARI : Hasan Aydın (Çepni Hasan)

Akif Aydın (Çepni Akif)

 

ÇEPNİ HASAN’IN OĞULLARI : Hacı İbrahim, Sami ve Ali

İbrahim Günaydın (Hacı İbrahim) ; bazı sebeplerden dolayı Trabzon Yeşilova (Zangariya) köyünden ayrılarak Bursa’ya yerleşti ve 1991 yılında rahmetli oldu. Oğulları : Firar Günaydın ve Orhan Günaydın – Firar Günaydın; halen Bursa da ikamet eder. Ses sanatcısı ve işletmecidir. Tek oğlu İbrahim Günaydın dır. Orhan Günaydın da Bursa da ikamet eder ve işletmecidir. İki oğlu var Resul ve Okan.

 

Sami Aydın ; Uzun yıllar Almanya da çalıştı ve Trabzon Yeşilova (Zangariya) köyünden ayrılıp Trabzonda ikamet eder.Oğulları : Mustafa (Turan) – Hasan (Adil) ve Rıdvan (Çakır). Mustafa(Turan); Trabzon da ikamet eder ve özel şirkette muhasebecidir. Tek oğlu Ozan Zoran Aydın dır. Hasan(Adil) Bursada ikamet eder ve devlet memurudur. Tek oğlu Oğuzhan Aydın dır. Rıdvan (Çakır); Trabzonda ikamet eder. Oğulları : Resul ve Samet dir.

 

Ali Aydın ; Bazı sebeplerden dolayı Trabzon Yeşilova (Zangariya) köyünden taşınarak İstanbul a yerleşti. Tek oğlu Faruk dur. Faruk; Özel şirkette teknisyen olarak çalışmaktadır.

 

ÇEPNİ AKİF İN OĞULLARI : Beyhudar, Ali ve Mehmet

Beyhudar Aydın; Samsunda ikamet ederdi. Rahmetli oldu.

  Oğulları : Hamdi, Akif,Ramiz ve Ali dir.

  Hamdi Aydın; halen Samsun da ikamet eder ve inşaat müteahitidir.

Oğulları Murat ve Ali dir. Her ikiside devlet memurudur.

 

  Akif Aydın; Orman Endüstri Mühendisidir ve Bolu da Özel bir Şirketin müdürüdür. Oğlu Gökalp Aydın üniversite öğrencisidir.

  Ramiz Aydın; Samsun/Bafra da dershaneci ve öğretmendir. İki oğlu vardır Alperen ve Yasin Alparslan. Alperen Aydın TRT Genel Müdürlüğünde, Yasin Alparslan Aydın ise Alman Hastahanesinde mühendistir.

 

Ali Aydın; Samsunda ikamet ederdi. Rahmetli oldu. Oğulları : Hasan, Kaya ve Hüseyin dir.

Mehmet Aydın; Samsun da ikamet ederdi ve rahmetli oldu. Oğulları : İsmail ve Yaşar dır.

 İsmail Aydın ve Yaşar Aydın halen Samsunda ikamet eder ve her ikiside ticaretle uğraşan esnaftırlar.

 

ÇEPNİ AZİZ İN OĞULLARI : Hüsnü Günaydın (Çepni Hüsnü)

ÇEPNİ HÜSNÜ NÜN OĞULLARI : Aziz,Zeki ve Cemal

Çepni Hüsnü; Trabzon Yeşilova (Zangariya) köyünden ayrılarak Trabzona yerleşti ve rahmetli oldu. Oğulları : Aziz, Zeki ve Cemal dır. Zeki Trabzon Endüstri Meslek Lisesi Müdürü iken emekli oldu. (Aziz ve Cemal araştırılmakta)

 

ÇEPNİ KELEŞ İN OĞULLARI : İzzet Günaydın (Çepni İzzet)

 

 ÇEPNİ İZZET İN OĞULLARI : Keleş ve Haydar

 Keleş Günaydın; Uzun yıllar Avusturya da çalıştı ve 2009 yılında rahmetli oldu. Oğulları : Zeki, Volkan, Okan ve ……… dir. Zeki Günaydın; uzun yıllar Avusturya ve Slovakya da yaşamaktadır Oğullar :  (araştırılmakta) Volkan Günaydın; Trabzon da ikamet etmekte olup özel şirkette çalışmaktadır. Oğulları : İzzet Günaydın dır. Okan Günaydın; İstanbul da ikamet eder (araştırılmakta) ……. (araştırılmakta)

  Haydar Günaydın; Eski yorgancı lardan olup halen Trabzon da ve Yeşilova (Zangariya) köyünde ikamet etmektedir. Oğulları : Erkan ve …… dır. Erkan Trabzonda özel şirket de çalışmaktadır. Oğulları : (araştırılmakta) ……. (araştırılmakta)

 

                     Ek Notlar

Ruslar Trabzon’u işgal ettiği sırada Yeşilova Çepnilerinin belli bir bölümü batıya göç etti. Metnimizde bahsi geçen Arif Öztürk; eşi ve çocukları Yeşilova’dan yalın ayak, aç, susuz ayrılarak yürüyerek Samsun’a geldiler ve burada 2 sene kaldıktan sonra işgal bitince tekrar Yeşilova’da yaşadıkları yere geri döndüler. Burada anlatılan bir diğer olay ise Samsun’a göçleri sırasında kundaklık çocuklarının birini bir yere koyup yola tekrar devam etmeleridir. Lakin bebek ağlar ve dayanamayıp tekrardan onu bıraktıkları yerden alıp yollarına devam ederler. Buna başvurmalarının sebebi ise o zaman ki yokluktur, bazı şeylerden maalesef vazgeçmek gerekiyor ki lendin yaşayabilesin… Çoğu zaman görüyoruz ki belli başlı yerlerde dönüm noktaları var. Bunlar olmasaydı, şuanda ben belkide bu metnimi yazamayacaktım. Dünya’ya gelmeyecektim…

Metnimizin en başındaysa onların Şalpazarı’nın Kabasakal köyünden göçmüş olabileceklerini, elimizde bazı delillerin olduğunu beyan etmiştik. Peki neydi bunlar?

Raif Öztürk’ün anlattıkları arasında şöyle bir şeyde vardı; “Vakti zamanında benim küçüklüğümde bize hal hatır sormak için Şalpazarı’ndan yanımıza sakallı, uzun boylu, yapılı bir adam gelirdi. Biz o zamanlar küçük olduğumuz için büyükler bir oda da konuşurken yanlarına giremezdik, öyle dinleyemezdik, bir saygı, öyle bir anane vardı.” Derdi. Bu adamın, dönemin valisinin yardımcısı olduğunu söylemişti. Ben ise Şalpazarı’ndan tanıdığım Çepni arkadaşlarım sayesinde Mahmut Çolak adında bir amca ile tanıştım. Bu amca da hemen aynı şekilde dedem Raif Öztürk ile aynı şeyleri anlatıyordu. Kaldı ki “Benim dedem Yeşilova’da ki akrabalarımıza ziyarete giderdi.” demişti. Üstelik dedesi valinin yardımcısının ta kendisiydi. Bu anlatılanların da örtüşmesi hasebiyle böyle bir çıkarımda bulunabiliyoruz. Yine Yeşilova’nın çevresinde; Gündoğdu, Gürbulak köylerinde (Günümüzde buralar mahalle olarak geçer – 2020) de Çepniler yaşamaktadırlar. Gürbulak’ta yaşayan Çepnilerde kendilerinin Şalpazarından göçtüklerini ifade ederler. Soyadları Gebiç’tir. Günümüzde 40-60 hane civarındadırlar.



[1] Bu kitapçığı gelecek neslimize ithaf ediyorum.

 
 
  Bugün 4 ziyaretçi (25 klik) kişi burdaydı!  
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol